Rodos Gezilecek Yerler | En Güzel 17 Yer!

0
243
Rodos Gezilecek Yerler
Rodos Ortaçağ Sokakları

Rodos, yalnızca plajları ile ünlü değil, gezilecek yerler açısından da oldukça fazla seçenek sunuyor. Eski şehir, Şövalyeler Kalesi, Mandraki Limanı, Lindos, Kameiros ve Anthony Quinn Koyu, Rodos gezilecek yerler listemizde ilk sıralarda yer alıyor. Peki Rodos’ta ne yapılır, hadi listemize geçelim!

Rodos Gezilecek Yerler Listesi

Rodos adası, denizde parlayan güneş ışığı, köylerin arasından geçerken hissedeceğiniz begonvil kokusu, muhteşem plajları, UNESCO listesine giren orta çağ kenti ile muhteşem bir ortaçağ adası. Rodos’u ziyaret etmek için yüzlerce neden var, biz yalnızca mutlaka görülmesi gereken gezilecek yerleri paylaşacağız.

M.Ö. 3. yüzyılda inşa edildiğine dair pek çok kanıtın bulunduğu Rodos akropolünü ve M.Ö. 5. yüzyılda inşa edilen Lindos Akropolünü gördüğünüzde, insanların burada yaklaşık 7.000 yıl önce olağanüstü bir şehir inşa ettiğini düşünmek sizi şaşırtacak.

Rodos’ta Ne Yapılır

Rodos büyük bir Yunan adası, 1 haftada her yerini, her plajını, her köyünü gezmeniz mümkün değil. Bu sebeple sizlerle 1 haftalık Rodos tatilinde ne yapılır, buralarda neler görülür, Rodos gezilecek yerler içinde mutlaka görmeniz gereken yerleri paylaşacağız.

Tüm bunların haricinde, tüplü dalış, rüzgar sörfü, ATV maceralarına katılabilir, yüksek tepelerde muhteşem manzaraya karşı yürüyüş yapabilirsiniz. Ebette Rodos’a gelmişken tekne turlarına da katılmamak olmaz. Birbirinden güzel koyları, 1 günlük tekne gezisi ile keşfedebilirsiniz. Yazımızın devamında Rodos turları bölümünde, sizlere tavsiye ettiğimiz aktiviteleri bulabileceksiniz.

Listemize geçebiliriz, Rodos gezilecek yerler nereler?

1. Rodos Şehri

Rodos şehri, eski ve yeni olmak üzere ikiye ayrılıyor. Old Town yani eski şehir denilen bölgesini Rodos gezilecek yerler listenizin ilk sırasına yazarak adanın geçmişini derinlemesine hissedebilirsiniz.

Sanki Rodos’ta konusu ortaçağ’da geçen film çekilecek de, filme uygun set oluşturulmuş gibi bir yer burası. Kalın taşlı duvarları, gotik mimarisi ile sizi geçmişe hatta çok uzaklara götürecek.

Rodos’ta görülmesi gereken yerlerden biri de, eski şehrin arnavut kaldırımlı dar sokakları. Bu sokakların hepsi birbirine benzediği için bazen kaybolabilirsiniz.

Burada bulunan ahşap evlerin arka bahçelerini de görmenizi tavsiye ederiz. Fakat bunların bir çoğu özel mülk olduğundan, izin almalısınız.

Şövalyeler caddesi ve elbette mahallesi de ilginizi çekecek yerlerin başında gelecek. 1400’lü yıllarda şövalyelerin dolandığı yerlerde, günlük hayatlarını nasıl geçirdiklerini öğrenmek ilginç bir deneyim olacaktır.

Dar sokaklarda yürürken, taş binaların dış cephesinde, Kudüs St John Şövalyeleri’nin sembollerini göreceksiniz.

Eski Rodos şehrinin batı tarafında, 1700’lü yıllara ait Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma hem Hamam hem de Sultan Mustafa Camii’nde Osmanlı döneminden izler bulacaksınız.

2. Tapınak Şövalyeleri Kalesi

Rodos Tapınak Şövalyeleri Kalesi, Yunanistan’daki gotik mimarinin en üst seviyeye çıktığı bir yapıdır. UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde bulunmaktadır.

Yunanistan’a bağlı olan Oniki Adalar‘ın en önemli en büyük Yunan adası Rodos’tur. Tarih boyunca ele geçirilmeye çalışılan ada, hal böyle olunca sayısız tarihi esere de ev sahipliği yapıyor. Rodos Tapınak Şövalyeleri Kalesi de böyle bir yer işte.

Bu antik kent ikiye ayrılıyor. “Collachium” Şövalyelerin kaldığı bölgedir ve bu yüzden buradaki en önemli binaları inşa etmişler. Ana şehir “Burgo” dur; Yerel halkın yaşadığı bölgedir.

Şövalyeler tarafından yaptırılan bu güçlü kale duvarları, Fatih Sultan Mehmet döneminde 1480 yılında Osmanlı saldırılarına dayanabilmiştir.

Rodos 1522’de Kanuni Sultan Süleyman ordusuna yenildi ve ada yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun mülkiyetinde kaldı.

3. Lindos Akropolis

Lindos Antik Kenti, Akropolis ve Krana Burnu’nun bulunduğu ve bugünkü Lindos’un yer aldığı alana kurulmuştur.

Akropol, 116 metrelik bir kayanın tepesinde yer alıyor. Antik Lindos, adanın en önemli arkeolojik alanlarından biridir.

Lindos Akropolis’de bulunan kanıtlarla, şehrin geçmiş zamandaki gücü ve zenginliği anlaşılabiliyor. Mitoloji ve rivayetlere göre Danaides’in Mısır’dan gelen 50 kızı bu şehri kurmuşlar ve tapınağı tanrıça Athena ile inşa etmişler.

Bu tapınak, 7 Yunan filozofundan biri olan Tiran Cleobulus‘un en güçlü olduğu dönemde inşa edilmiştir.

Söz konusu tapınak, Lindos zamanla ekonomik ve politik gücünü kaybetmesine rağmen, Helenistik ve Roma dönemlerine kadar bir ibadethane olarak kalmıştır.

Daha sonra savaş zamanlarında güvenli bir sığınak haline geldi ve nihayetinde daimi bir koruma merkezi haline getirildi.

Akropolis’in tepesinde, Athena tapınağı, Propylaea (giriş) ve büyük Helenistik Stoa (geçit), 13. yüzyıldan kalma Bizans kilisesi Agios Ioannis ve Şövalyelerin kullandığı Komutan Evi’nin kalıntılarını bulabilirsiniz.

4. Rodos Arkeoloji Müzesi

Rodos Arkeoloji Müzesi, 1916’dan beri şehrin limanının yanındaki Müze Meydanı’nda ve Şövalyeler Hastanesi Müze Salonunda bulunuyor.

Rodos’un çeşitli yerlerinden arkeolojik buluntular, bu anıtsal ve biyoklimatik yapıda sergileniyor.

Grandmaster De Lastic tarafından 1489 yılında yapımına başlanan müze, ancak 49 yıl sonra Usta D’Aubusson tarafından tamamlandı. Rönesans unsurları kullanılarak Gotik tarzda yapılmış, muhteşem bir bina.

Rodos kentinden Ialyssos ve antik Kamiros’tan, çıkarılan birçok eser, Klasik, Helenistik, Roma dönemi heykelleri ve Helenistik döneme ait mozaik zeminler bu müzede sergilenmektedir.

Ana giriş, büyüleyici bir mermer aslan ve 5. Yüzyıl Erken Hıristiyan kilisesinden kalma mozaik zeminin bulunduğu iç avluya açılır. Üst katta ise Şövalyeler dönemine ait heykellerin yanı sıra daha karakteristik olan mezar sütunları, Kritoys ve Timaristas Sütunları bulunmaktadır.

Rodos Arkeoloji Müzesi’nin güney kanadındaki salonlarda antik dönemden Roma dönemine kadar Rodos heykellerinin örnekleri sergileniyor. Zafer heykeli ve Helenistik döneme ait oyma sütunlar gibi heykeller müzenin bahçesinde sergileniyor.

5. Kameiros Antik Kenti

Rodos Adası’ndaki üç antik kentin en küçüğü olmasına rağmen, Kamiros en iyi korunmuş antik alandır ve bu şehir Helenistik Dönemdeki günlük yaşamı başarıyla yansıtır.

Bölge sakinleri tarlalarında küçük antik eserleri ortaya çıkarmaya devam ederken burada arkeolojik bir kent olduğu anlaşılmış ve 1860 yılında kazılara başlanmış.

Bölgenin mezarlarında bulunan çok sayıda eser, Kamiros’un tarih öncesi çağlardan beri zengin ve gelişmekte olan bir şehir olduğunu göstermektedir. M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren şehir incir yaprağı olarak tasvir edilen kendi sikkesini kullanmaya bile başlamış.

Tepede tarih öncesi dönemden beri şehrin koruyucu tanrıçası Athena’ya adanmış büyük tapınağın kalıntıları görülebilmektedir.

Tapınak, MÖ 3. yüzyıldan kalma büyük bir binanın arkasında yer almaktadır. Bu bina Dor düzeninde inşa edilmiş, onu çevreleyen çift sıra sütunlu, stoa benzeri büyük bir yapıdır.

En uzun tarafındaki uzunluğu 200m’dir ve arkada odalar ve dükkanların bulunduğu bir merkez gibi görünüyor. Antik kentin içinde 38 m uzunluğunda, 10 m genişliğinde ve 3 m derinliğinde MÖ 6. yüzyıla yapılmış büyük bir sarnıç bulunmuştur.

Sarnıç yaklaşık 600 metreküp su tutma kapasitesine sahipmiş, bu da yağışlı geçmeyen dönemlerde 400 aile için yeterli su anlamına geliyordu.

6. Mandraki Limanı

Mandraki, antik çağlarda bahsedilen ünlü Rodos Heykeli’nin de bulunduğu Rodos’un ana limanıdır. Günümüzde bu heykeli simgeleyen “Elefos” ve “Elafina” adlı iki geyik (erkek ve dişi) heykeli bu ünlü limanda bulunmaktadır.

Mandraki Limanı, modern bir marina tesisi olarak Rodos’a gelen yatların uğrak yeridir. Yaz aylarında Lindos, Simi ve çevre adalara tur düzenleyen gemiler her gün bu limandan hareket ediyor.

7. Prasonisi Adası

Diğer Yunan adalarından farklı olarak Prasonisi Adası, aslında Rodos ile bazen bağlantısı olup bazen de olmayan ilginç bir adadır.

Prasonisi aslında bir gelgit adası. Su yükseldiğinde anakarayla bağlantısı kesiliyor ve yaz aylarında deniz suyu çekildiğinde Rodos karasına bağlanıyor.

Prasonisi adasını Rodos’tan ayıran kumlu sahilin sağ tarafına Akdeniz, sol tarafına Ege Denizi deniliyor, bu da Rodos’la ilgili ilginç bir bilgi.

Burada bulunan plajlarda rüzgarlı bir alan var. Sörf severler burayı her yaz renkli bir alana dönüştürüyor. Amatör sörfçüler içinde uygun yerler var.

Adacının doğu tarafındaki plajlarda sığ deniz suyu vardır. Deneyimsiz yüzücüler veya sörfçüler burayı kullanıyor.

8. Tsambika Manastırı

Tsambika Manastırı, Rodos’un en popüler plajlarından ikisi olan Tsambika ve Kolymbia’nın muhteşem manzarasını sunan bir tepe üzerine inşa edilmiştir.

Tsampika manastırına giden yol, Tsambika plajına dönmeden birkaç metre önce bulunuyor.

Manastıra giden yol tepenin yarısına kadar çıkıyor. Bu noktadan itibaren yürüyerek 350 metre yürümeniz gerekiyor. Tepenin üzerinde, Meryem Ana’ya adanmış küçük Bizans kilisesi bulacaksınız.

Her ikisi de Kolymbia’nın kuzeyinde ve Tsambika plajının güneyinde yer almaktadır. 240 metre yükseklikte Lindos kasabasına kadar uzanan sahili izleme şansınız olacak.

Tsampika manastırı 18. yüzyıldan kalmadır ve oniki ada mimari tarzına uygun olarak tasarlanmıştır.

9. Monolithos Kalesi

Monolithos köyü, Rodos Adası’nın güneybatısındadır.

Burada Rodos’un en güçlü 4 kalesinden birini göreceksiniz.

237 metre yüksekliğindeki Monolithos Kalesi, denize karşı göz kamaştırıcı bir manzaraya sahiptir.

1476 yılında Büyük Şövalye Büyük Üstat D’Aubusson tarafından eski Bizans kalıntıları üzerine yaptırılmıştır, amblemi hala giriş kapısında korunmaktadır.

Birçok kuşatmaya rağmen bu kaleyi kimse fethedemedi.

Civardaki dini anıtlardan biri olan Agios Panteleimon Şapeli görülmeye değer yerlerden biridir.

10. St Paul’s Plajı

Rodos St Paul plajı gerçekten harika bir manzaraya sahip. Maalesef ünlü olmanın bir sonucu olan yaz sezonunda kalabalık olabiliyor.

Kumlu bir plaja sahip olan Rodos St Paul plajı aslında kuzeyde bulunan küçük ve muhteşem bir koydur.

Kuzey ucunda, akropolün hemen altında daha küçük bir çakıl plaj var.

Ne yazık ki her iki plaj da yaz sezonunda kalabalık oluyor. Ancak Rodos adasına geldiğinizde bu plajları görmeden dönmemelisiniz.

Rodos gezilecek yerler listesine almanız gereken plaj, kalabalık olsa da güzelliğinden hiçbir şey kaybetmiyor.

11. Tsambika Plajı

Manastırın aşağı tarafında gerçekten mükemmel bir plaj var.

Tsambika Plajı, üç tarafı çam ağaçlarıyla kaplı yamaçlarla çevrili, 800 metre uzunluğunda ince kumlu bir plajdır.

Plaj oldukça geniş bir alana sahip olup, şezlong ve şemsiyeler hizmeti verilmektedir ve çevresinde barlar ve restoranlar bulunmaktadır.

Kumsalda uzanıp güneşlenerek ya da sadece güzel denizde yüzerek sıkılırsanız sahilde su sporları aktiviteleri de var.

12. Kalithea Kaplıcaları

Kalithea’daki kaplıcalar, eski çağlardan beri iyileştirici özelliklerinden dolayı tercih edilmektedir.

Burada bulunan doğal kaynaklar, adanın kontrolünü ele geçiren İtalyanlara kadar tam olarak anlaşılamamış.

1920’de İtalyan araştırmacılar burada kapsamlı araştırmalar yapmışlar.

Kompleks, mimar Pietro Lombardi tarafından neo-Barok ve Yunan tarzlarının bir karışımı olarak tasarlanmış ve bahçelere egzotik ağaçlar ve bitkiler dikildi.

Buradaki tesisler halen hizmet veriyor ve her yıl binlerce ziyaretçiye hizmet veriyor.

Küçük bir ücret karşılığında, teraslarda şezlonglar ve palmiye şemsiyeleriyle çevrili, berrak deniz suyu ile Kalithea Koyu’nda yüzebilirsiniz.

13. Filerimos Manastırı

Ialisos, Rodos’un üç antik kentinden biridir. Ialisos sahili boyunca yer alan oteller adada binlerce ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

Filerimos’un yeşil tepesindeki Akropolis, hem Bizanslıların hem de Aziz Jean Şövalyelerinin merkezi oldu.

Ayrıca Meryem Ana Manastırı da bu bölgede yer almaktadır.

Haç hikayesini tasvir eden bronz rölyeflerin sıralandığı caddede yürüyebilir, 267 metre yüksekliğindeki tepenin üzerine yerleştirilen dev haçtan güneye uzanan büyüleyici manzarayı seyredebilirsiniz.

14. Kritinia Kalesi

Monolithos Kalesi gibi, Kritinia (Kastelos) adanın uzak batı kıyısında bir sur ve gözetleme kulesi görevi görmüştür.

Kritinia kalesi, 15. yüzyılda Venedikliler tarafından inşa edilmiş ve adanın tepesinde 360 derecelik ortamın görülmesi amaçlanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Rodos adasına saldıracağı haberi gelmiş. Kale bu amaçla inşa edilmiş ve Osmanlılar 1480 yılında Rodos’u ele geçirmek için bir saldırı başlatmıştır. Kale bu savaş sırasında görevini tam olarak yerine getirmiştir.

Kritinia Kalesi’ne gerekli önem verilmemiş sanırım, korunmadığı için, sadece Büyük Üstat D’Amboise’nin surları ve arması görülebilmektedir.

15. Anthony Quinn Koyu

Meksika asıllı Amerikalı aktör Anthony Quinn’in Navarone Silahları adlı filmi Rodos’ta çekildi. Quinn, bu muhteşem koyu görmüş aşık olarak burayı satın almış.

Bu koyda denizde dalga olmuyor. Çünkü koyun girişinde dalgakıran görevi yapan kayalar bulunuyor.

Çam ağaçları ile çevrili plajın ve gerçekten berrak suyunun çekeceğiniz fotoğraflar ile instagramda oldukça beğenileceğinden emin olabilirsiniz.

Plajın etrafındaki kayalık alanlar çocuklar için tehlikeli olabilir. Bu nedenle çocuklu ailelere Rodos’ta Tsambika veya St Paul plajlarını tercih etmelerini tavsiye ediyoruz.

16. Thari Manastırı

Tharri Manastırı köyü yakınlarındaki Rodos’un içi boyalı kiliselerinin en iyilerinden biridir.

Başmelek Mikail’e adanmıştır ve dünyanın her yerinden keşişlere ev sahipliği yapmaktadır. Manastır güzel zeytin ağaçlarıyla çevrilidir ve bahçelerde dolaşmak çok keyifli oluyor.

Ziyaretin en önemli özelliği, 12. ve 14. yüzyıllar arasında inşa edilmiş olması ve içinde bulunan çizimlerdir. Bu zamana kadar çok güzel korunmuş, boya çizimleri mutlaka görmelisiniz.

Önemli bir konu da, ziyaretçilerin manastıra girerken uygun kıyafetler giymeleri gerekir, bu nedenle Tharri’yi ziyaret etmeyi planlıyorsanız şort ve mayo ile kesinlikle gitmemelisiniz.

17. Rodos Turları

Rodos Gezilecek Yerler Haritası


Bu yazılarımızı da mutlaka okumalısınız!